Monthly Archives: Aralık 2011

Parçalanan gezegen / Başlarken

Standard

İnsanoğlu üretiyor, tüketiyor, yıkıyor, yapıyor, yakıyor… Bütün bu aktiviteler ve daha niceleri yüzyıllardır sürüyor. Bu faaliyetlerin ihtiyaç duyduğu birincil kaynak mekan ise doğal alanlardan karşılanıyor. Sürdürülen faaliyetler doğal alanlara ilerliyor ve onlarla yer değiştiriyor. Büyüyen kentler, bu kentlerin ihtiyacını karşılayacak  tarım, sanayi, madencilik, ulaşım gibi pek çok yatırım; her biri gezegenden lokma lokma parçalar koparıyor. Geride ne mi kalıyor? Çok daha küçük ve bağlantısız habitat parçaları.

Habitat parçalanması, habitat kaybıyla beraber değerlendirilen ve küresel ölçekte ekolojik krize etki eden en büyük sorunlardan biri olarak görülüyor. İnsanlığın gelişimi, nüfus artışı ve bizim değişen tüketim anlayışımız  etki çapımızı da büyütüyor. İnsanoğlu, gezegenin sanki tek sahibi! O şimdilerde daha büyük lokmalar koparıyor gezegenden, altını üstünü her yerini karıştırıyor. Ve bilinen 5490 memeli, 9998 kuş, 9084 sürüngen, 6643  amfibi türü¹ bizden arda kalan alanlarda yaşamaya çalışıyor.

Bu blog işte tamda bu kaygıyla yazılıyor. Türkiye gelişmekte olan bir ülke! Her gün yeni bir yatırımı konu edinen gündemimiz sadece kendi bekasını düşünen bir anlayışla ilerliyor. Ve biz aşinası oluyoruz nükleer santrallerin, hidroelektrik santrallerin, yeni otoyol projelerinin yada diğer gerekli (!) projelerinin. Kimileri yöreye yada istihdama yapacağı etkiyi değerlendiriyor. Kimileri doğaya ve gelecek kuşaklara. Bu blogdaysa bir peyzaj mimarı gözünden içinde bulunduğu mozaikle olan ilişkisi sorgulanacaktır. Yatırımlar olası alternatif senaryolarla değerlendirilmeye çalışılacak ve muhtemel etkileri en aza indirmeye yarayan teknolojiler paylaşılacaktır. Tabi ki bunların her biri ayrı bir uzmanlık gerektirdiğinden eksiklikler olacaktır. Ancak paylaşım ve yorumlarla eksiklikler giderilmeye çalışılacaktır. Diğer yandan bu konuda oldukça yetersiz olan Türkçe literatür çeviri ve diğer materyallerle geliştirilmeye çalışılacaktır.

Bu blogu kişisel hegomonyalarla yazmıyorum. Aslında korkuyorum da boyumdan büyük bir işe kalkışıyorum sanki. Bu medyadan siz okuyucuya hitap etmek için yeterli bilgiye sahip miyim bilmiyorum.  Sadece kitaplığımda duran bir tezim var. Eminim ki aranızdan pek çoğu bu konuda beni anlayabilir. Tez yazmaya başlarken insan bilimin güçlü değneğini eline geçirdiğini sanıyor. Baş döndüren makaleler, nefes kesen bulgular karşısında hele birde daha önceden çalışılmamış bir şey çalışıyorsa insan sanıyor ki tez bitince her şey farklı olacak. Diğer insanlara rehber olacak ve her şey bilime uygun gerçekleşecek bundan sonra.:) Ne kadar iyimser biri olduğumu herhalde anlamışsınızdır. Tahmin ettiğiniz gibi öyle olmadı. Sanıyorum ki tezimi baştan sona okuyan sadece bir kişi var (Değerli danışman hocam Prof. Dr. Nilgül Karadeniz). Ve sanırım etki ölçüsü de tez savunmama gelen insanlarla sınırlı (Juri üyeleri ve bir kaç arkadaşım). O yüzden buradayım şimdi. Çünkü ben gördüğüm her yeni tür karşısında heyecanlanıyorum. Ve eğer ufacık bir katkım olabilirse peyzaj parçalanmasını önlemeye dair ne mutlu bana..

Yolumuz açık olsun..

 ²

¹ http://www.currentresults.com/Environment-Facts/Plants-Animals/number-species.php

² http://conservationbytes.com/2011/12/30/cartoon-guide-to-biodiversity-loss-xiv/